Bugün sakin bir gün oldu, galiba havasında vardı sakinlik. Pek bişey düşünmeden, sadece yapmak istediklerimle geçiriyorum günümü. Keyfim yerinde, kendimleyim... Hayallerim yine benimle olmaya başladılar ve işin güzeli bu sefer yalnız başımayken şekilleniyorlar, bunu hissetmeyeli uzun süre olmuştu. “Çok mutluyuuum!” diyecek bir durumda değilim belki ama sanki yıllarca yağan bir yağmurdan sonra; yağmaya devam etmesine rağmen açık denizlerde bulutların açılmaya başladığını görmek gibi ve o açıklığa sadece bir kez baktmışım, hislerim onun sürekli açılacağını söylüyormuş ve yıllar sonra yeniden havalar ısınacakmış, güneş doğacakmış gibi... Sakin ve keyifli bir durumdayım, derslerim aklımda ve gelecekte nerde olmak istediğim...
Geçmiş rahatsız etmiyor şimdi, gelecek de ürkütmüyor, biliyorum bugüne hakettiğini verdiğim zaman, bugün dün olduğu zaman, yarınlarımda güzel olacak, bunu biliyorum... Aklımdan şekiller çiziyorum, objeler, onları istediğim zaman kağıda dökebilirim, ama sakinim acele etmiyorum, düşündükçe daha güzelleri gelecek aklıma ve ara sıra kağıda dökücem tasarılarımı... Artık insanları kıskanmaya başladım, tıpkı diğer insanlar gibi, artık istediklerim elimin içinde değil, ama ulaşamayacağım bir yerde hiç değil, yavaş yavaş ulaşıcam. Kıskandıklarıma ulaşıcam sonra onları kıskandırcam biliyorum. Artık dengesiz bir şekilde koşmuyorum, hızlı yürümeliyim biliyorum ama beni düşürmeyecek bir hız istiyorum çünkü öbür türlü hep düşüyorum ve kalkıp yetişmeye çalışmak daha zor oluyor, bacağında yaralarla...
Dedim ya sakinim. Ama boş durmuyorum, yapmam gerekenler var, onları yapıyorum, ama acele etmiyorum, teker teker, hazmede hazmede... Hiç birşey için geç değil, ben hala burada olduğum sürece, isteklerim olduğu sürece, devam edicem, yavaş yavaş... Planlı programlı, hiç bir şey ertesi güne kalmadan ve yavaş yavaş... Her tuğlayı özenle yerleştiricem, ne zaman biterse, ne kadar uzun sürerse o kadar değerli olacak biliyorum, ne kadar özenli olursa o kadar değerli olacak. Daha çok zamanım var...
Cumartesi, Nisan 08, 2006
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Gizli Özne
Sürekli dönüp dönüp onun yazdıklarını okuyorum. Facebook'ta onun resimlerine bakıp duruyorum, beraber yazışmalarımızı yeniden yeniden...
-
Nedense canım sıkıldıkça yazıyorum ve sonuçta sizin de canınızı sıkacak bir şeyler yazmış oluyorum. Biraz kitap okuyayım dedim, kita...
-
Photographs by Bora & Özgür Ulutaş, but registered by Bora Ulutaş. Don't use... :)
-
Aslında aklımda pek bişey kalmadı İstanbul gezisinden, sadece bir iki isim ve sıkıntılı bir dönüş yolculuğu. Bir önceki yazı...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder