Cumartesi, Ekim 20, 2007
Hani derler ya sen birisine hediye verince “düşünmüş olman yeter” işte facebook denen sistemde bunun ne kadar gerçek olduğunu anlıyorsun, insanlar birbirlerine sanal olarak çikolatalar, hediyeler, çiçekler gönderiyor ve gariptir ben ne zaman -yan masadan- bir duble rakı alsam, yada birisi bana bir adet çikolata gönderse altına “afiyet olsun :)” yazarak sanki hakikaten onu elden almışım da yemişim gibi mutlu hissediyorum kendimi. Tamam kabul ediyorum, bu hediyenin gönderildiğini gördükten sonra çıkıp dışarıya o can çekmesini giderecek şekilde kendime çikolata almam gerekiyor ama hakikaten o anda düşünülmüş olmak beni çok sevindiriyor. Garip bir sistem, garip bir hayat, şu sanal hayat. Kötü mü bilmiyorum ama tatminsiz denen insanoğlu şu anda artık resmen sanal ortamda yaşyor ve orada bile bir tatminkarlık hissediyor... Hani tatminsiz bir yaratıktık.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Gizli Özne
Sürekli dönüp dönüp onun yazdıklarını okuyorum. Facebook'ta onun resimlerine bakıp duruyorum, beraber yazışmalarımızı yeniden yeniden...
-
Nedense canım sıkıldıkça yazıyorum ve sonuçta sizin de canınızı sıkacak bir şeyler yazmış oluyorum. Biraz kitap okuyayım dedim, kita...
-
Photographs by Bora & Özgür Ulutaş, but registered by Bora Ulutaş. Don't use... :)
-
Aslında aklımda pek bişey kalmadı İstanbul gezisinden, sadece bir iki isim ve sıkıntılı bir dönüş yolculuğu. Bir önceki yazı...