Bugün artık sinirler gerilmeye başladı. Aslında patlama noktasına geldim ben ama patlamadım bugün. Andrew bile delirdi en sonunda. Neyse bakalım neler olacak notlar açıklanınca.
Farkettim ki artık sessiz sakin bir şekilde kenarda oturamıyorum, kasıyorum ama olmuyor. Lafımı sakınamıyorum, konuşuyorum... Sadece bir kişi ile ilgili susmadığım zaman pişman oluyorum, onun dışında tartışmalar vs beni pişman bile etmiyor. Artık çok dolmuşum her konuda. Beni yeni tanımaya başlayanlar bir süre sonra ne kadar agresif bir insan olduğumdan bahsedecekler. Haklı yada haksız olup olmadığımı düşünmüyorum artık, bişeyler dokunmaya başlayınca kapatıyorum gözümü açıyorum ağzımı. Bugün hocanın notlarını görünce resmen attı sinirler, yine kontrol edebildim kendimi ve kendime zarar verecek bir noktadan geri döndüm. Gerçi keşke kendimi kontrol etmeseydim diyorum şimdi, en azından bir sonuca ulaşırdı... Ama hakikaten şunu demek geldi içimden “siz bu kadar konuşuyorsunuz ama siz bile neye göre notlandırdığınızı bilmiyorsunuz” sonra sadece iki kişinin notunu söyletip kendi projemi önlerinde parçalayıp “eğer zahmet edip 0 dan fazla verdiyseniz, silin” diyip ayrılmak istedim ortamdan ama karnımın aç olduğunu bildiğim belki de sadece saçmaladığımı düşündüğüm için ileri gitmedim, ama şimdi karnım tok, keşke yapsaymışım diyorum...
Ha bi de beni daha çok sinirlendiren kaltağın birinin benim kıskançlık yaptığımı düşünüp kıs kıs gülmesi. Yani benim projeyi parçalamak yerine onun götüne sokmak istemedim de değil.
Evet hala sinirliyim... çünkü ilk defa eğitim almak, bişeyler yaptığımı görmek için geldim buraya ve sonuçta benim yapmayacağım kadar kötü şeylerin takdir edilmesi, benim yapmayacağım kadar basit demiyorum dikkat ederseniz, kötü diyorum, yani böyle şeylerde basit ama adam akıllı çözümler getirilebilinir ama sonuçta hayır KÖTÜ şeylerin takdir edilmesi dokunuyo insana... “amaaan özgür yanlış yere gelmişsin” demek istemiyorum kendime, artık geri dönüş yok, ya onlar kendilerini düzeltecek yada sinirler sürekli gergin olacak, bu kadar....
Salı, Nisan 18, 2006
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Gizli Özne
Sürekli dönüp dönüp onun yazdıklarını okuyorum. Facebook'ta onun resimlerine bakıp duruyorum, beraber yazışmalarımızı yeniden yeniden...
-
Nedense canım sıkıldıkça yazıyorum ve sonuçta sizin de canınızı sıkacak bir şeyler yazmış oluyorum. Biraz kitap okuyayım dedim, kita...
-
Photographs by Bora & Özgür Ulutaş, but registered by Bora Ulutaş. Don't use... :)
-
Evleniyor, mail atmış, yaşadığımız günlerin ardından onunla ne büyük bir aşk yaşadığını anlatmış. Gerçekten evleniyor ve buna istekl...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder