Aslında buraya gelmem bir yerde hiç iyi bişey olmadı galiba. Çoklu nasyonel bir ortamdayım, amerikalısından tut japonuna kadar her nasyonaliteden insan var, sokaklar temiz kafeler avrupai ama herşey bişeylere benziyor, son nokta diyorsun kendince. Burada da, buradaki diğer ülkelerin insanlarında da depresyon ve ne yapacağını bilmezlik, hayatı nasıl güzelleştirelim diye kasmalar, hepsi var. Yani sadece bizim gibi bunu konu etmeselerde, alışmış görünselerde hayatın verdiği sıkıntı her ülke vatandaşı için aynı, sadece sıkılmış olan biz türkler değiliz ırk olarak, sıkılmış olan insanoğlu, ne yapacağını şaşmış. Farkettim ki resmen farklı birşeyler bulmak için kasıyoruz, yemekleri türklerden sadece restauranttan restauranta değiştiği kadar değişmiş, satılan şeyler aynı sadece farklı şekillerde. daha iyi veya kötü aslında özünde herşey aynı. Buraya gelmem belki de kötü oldu diyorum çünkü hiç yazın dolaşasım kalmadı, gidesim kalmadı, evime döniyim bi işe yarıyım az da olsa bişeyler yapıyım diye saat saymaya başladım resmen.
Belki de sorun bendedir! Artık hiç bir şey zevk vermiyordur bana bilemiyorum. Yani her yer mi aynı yoksa, her yer yalnızken mi (onsuzken) aynı, onu kestiremiyorum. Biliyorum gitmem gerekiyor yine de heryere, kendimi tek başıma da olsam iyi hissedeceğim bir yer bulmalı, evime geri dönmeli ve bir daha “o“ yere gideceğim günün hayalini kurmalıyım ki hayat geçsin... Ya bulamazsam! Ya hep Blonay ve Sion o hayalimi kurduğum yer olursa, hiç bişeye sahip olmayan o yerlere geri dönmek istersem. Bunun nesi kötü diyorsunuz biliyorum ama oraları benim için ”o“ yer olmasını sağlayan şeyi en azından siz de benim kadar biliyorsunuz, yani o bir yerin değil bir geçmişin hayali, yani yeniden gidebileceğim bir yer değil oralar.
Hayatımı hayat yapan bir insan olduğunu anlıyorum her gün. Uzaklaşmam gerekirkeni her gün bir adım daha yaklaşıyorum bu düşünceye, geçmişim her gün biraz daha rahatsız ediyor beni. Umarım geri döndüğümde ya da babamlarla Meksika’ya gittiğimde bişeyler farklı gelir, ya da bişeyler değişir içimde, yoksa bu sadece bağımlılık haline gelecek ve hayatım boyunca bu histen, o gölgeden kurtaramıycam kendimi. Keşke zamanında görevlerimi yapmış olsaydım, o zaman hiç birşeyden kurtulma çabası içinde olmazdım, o zaman sımsıkı sarardım...
Belki de sorun bendedir! Artık hiç bir şey zevk vermiyordur bana bilemiyorum. Yani her yer mi aynı yoksa, her yer yalnızken mi (onsuzken) aynı, onu kestiremiyorum. Biliyorum gitmem gerekiyor yine de heryere, kendimi tek başıma da olsam iyi hissedeceğim bir yer bulmalı, evime geri dönmeli ve bir daha “o“ yere gideceğim günün hayalini kurmalıyım ki hayat geçsin... Ya bulamazsam! Ya hep Blonay ve Sion o hayalimi kurduğum yer olursa, hiç bişeye sahip olmayan o yerlere geri dönmek istersem. Bunun nesi kötü diyorsunuz biliyorum ama oraları benim için ”o“ yer olmasını sağlayan şeyi en azından siz de benim kadar biliyorsunuz, yani o bir yerin değil bir geçmişin hayali, yani yeniden gidebileceğim bir yer değil oralar.
Hayatımı hayat yapan bir insan olduğunu anlıyorum her gün. Uzaklaşmam gerekirkeni her gün bir adım daha yaklaşıyorum bu düşünceye, geçmişim her gün biraz daha rahatsız ediyor beni. Umarım geri döndüğümde ya da babamlarla Meksika’ya gittiğimde bişeyler farklı gelir, ya da bişeyler değişir içimde, yoksa bu sadece bağımlılık haline gelecek ve hayatım boyunca bu histen, o gölgeden kurtaramıycam kendimi. Keşke zamanında görevlerimi yapmış olsaydım, o zaman hiç birşeyden kurtulma çabası içinde olmazdım, o zaman sımsıkı sarardım...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder