Perşembe, Şubat 02, 2006

Reklamlar 13+ (1)

        Erkekler soyunma odası; altına siyah havlu sarmış bir erkek duvarı dinlemekte, diğer erkekler onun etrafında garip garip ona bakmaktalar. Kamera duvarın diğer tarafına geçer ve orada da kızlar soyunma odası ve duşları vardır, kızların kimisi makyaj yapmakta kimisi duş almakta, kimisi giyinmektedir. Kamera yeniden duvarı dinleyen kişiye yönelir. Altına havlu sarmış bu şahıs birden durur, doğrulur ve arkadaşına gülümseyip elini uzatır. Arkasında duran arkadaşıda pis bir şekilde sırıtıp, duvarı dinleyene bir CRUNCH verir. Daha önce duvarı dinleyen bu mahluk şimdi de elindeki CRUNCH’tan sert bir şekilde bir ısırık alır “crunchhh!” diye bir ses çıkar ve o anda ruj yapan kızın eli kayar yüzünü boyar. Bizim mahlukat bi ısırık daha alır “crunchhhhh!” bu sefer de kızların duş camı şangır şungur aşşağı iner. Sonra bizim siyah havlulu mahlukat sanki bi bok yermişcesine daha pis sırıtarak aklıma bişey geldi çocuklar şeklinde bir duruş ve bakış içine girmeye çalışır (aklı olsa kesin başaracaktır bu bakışı) ve bir ısırık daha alır “CruNChhHHH!”! Bu sefer duvar yıkılır ve kızlar erkekler bölmeleri diye bişey kalmamıştır. O sırada bunların seviyesinde bir hatun ve ekürisi pis bi şekilde sırıtır ve erkek olan mahlukatın elinden CRUNCH’ı alır ve adamın penisine bir bakış atar, erkek şaşkınlık ve korku içinde bakış atar. Tam o anda erkeğin başında bir paspas patlar ve ardından bir ses “len! ırıspı çocuuu! babanın mı lan buralar, sen mi ödeyecen bunların parasını, ...sını sittiğimin pizevingi!...” diyerek. “crunch, cronchhhh, dranchhhh” şeklinde, o bizim siyah havlulu mahlukatın ağzını burnunu dağıtır, tüm coğrafyasını değiştirir. Artık ne havludan ne de mahlukatlardan eser kalmamıştır. Sadece bizim hademe ve sinirle yediği CRUNH’ı....

        Bir üniversite kantini, bir çocuk koridordan yaylanarak kantine girer, ona buna selam verir, tam arkadaşlarının yanına giderken, kocaman masada yalnız oturan bir çocuk görür. Hemen oradan bir 3Ü1 ARADA kapar ve yalnız oturan çocuğun yanına gider “bunu içmeye, seni de ortama hazırlamak gerek!” der. Yalnız oturan çocuk içinden “Dö la vuk sen mi beni hazırlayacaksın” der ama nezaketen bir şey söylemeden gülümseyerek kalkar yerinden, nescafe makinasının yanına giderler orada kahvelerini hazırlarlar, masada yalnız oturan çocuk bir yudum alır içinden “sanki ilk defa içiyorum! neyse çocuğu tanımıyoz, bozmayalım” der ama yüzüne “çok güzelmiş!” der. Aynı anda arkadan bir bayan sesi duyulur “di mi?”. Neyse hep berabercene kızların çoğunlukta olduğu bir masaya otururlar, daha önce yalnız olan çocuk aklında yalnızlıktan biriken şeyleri bir bir dışa dökmeye başlar “şimdi geçen gün bi mustang gördüm, taaaam mı? bende de doğan SLX var, neyse yokuş yukarı gidiyodum, mustang da karşıdan geliyordu, adamın önüne bir kırmışım direksiyonu, walla herif son anda durdu, neyse hemen el frenini çekip bi 187 derece dönmüşüm taaaam mı? sonra yokuş aşşağı kaptırdım, tabii araç ağır bende ii kullanıyom bi baktım dikiz aynama adam toza karışmış sonra..........” o sırada bunları dinleyen kız içinden şunu demektedir:
        -Ne diyo lan bu dalkavuk, ne diyosa diyo canım banane, sonuçta 3Ü1 ARADA içiyo...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Gizli Özne

Sürekli dönüp dönüp onun yazdıklarını okuyorum. Facebook'ta onun resimlerine bakıp duruyorum, beraber yazışmalarımızı yeniden yeniden...