Belki boş anıma geldi, belki de uzun zamandır boşlukta olduğumdandır, sonuçta bütün sınırlarımı birden kaldırdım sana karşı, farkında olmadan. Anlayabileceğini düşündüğümden değil, sadece hakettiğine inandım; sevilmeyi hakettiğinden. Farklı olduğumu düşündüm senin için, her ne kadar sınırlarını korusanda, kaldırmak istediğine inandım. Adım adım da olsa özel olduğuma, beni daha özel kılacağına inanmak istedim.
Kabuğumdu beni ayakta tutan, sınırlarımdı, sınırları kaldırdığımda senin orada olacağına o kadar güvendim ki... Biliyorum bunların hiçbirinin farkında değilsin, belki burayı okusan sana yazıldığını bile anlamayacaksın. Bilmeden istemeden de olsa ben o sınırları kaldırdığım anda sen adım adım kalktığını düşündüğüm sınırların hiç bir zaman benim için kalkmadığını gösterdin, hiç bir farkım yoktu diğerlerinden “herhangi” birilerinden; bolukta düşmeye başladım, sakinliğimi yitirdim.
Lütfen üzme kendini bunlar senin suçun değil, hala çok seviyorum seni, eskisi gibi, yalnız artık kendime inancım zedelendi, kendimden beklemediğimi yaptım. Şimdi kendimi tanımıyorum ve bu yüzden artık kendimi sevememem, bu yüzden yüzüne bakarken çekinmem, bu yüzden sana gülümseyememem.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Gizli Özne
Sürekli dönüp dönüp onun yazdıklarını okuyorum. Facebook'ta onun resimlerine bakıp duruyorum, beraber yazışmalarımızı yeniden yeniden...
-
Nedense canım sıkıldıkça yazıyorum ve sonuçta sizin de canınızı sıkacak bir şeyler yazmış oluyorum. Biraz kitap okuyayım dedim, kita...
-
Photographs by Bora & Özgür Ulutaş, but registered by Bora Ulutaş. Don't use... :)
-
Aslında aklımda pek bişey kalmadı İstanbul gezisinden, sadece bir iki isim ve sıkıntılı bir dönüş yolculuğu. Bir önceki yazı...
Ancak bu kadar güzel kelimelere dökülür duygular. Ve bu kadar benzer yaşananlar ve hissedilenler.
YanıtlaSil