Salı, Temmuz 11, 2006

Yazmıyorum

        Bir süredir yazmıyorum çünkü yazacak birşeyimin olmamasından değil, sadece aynı yere geri dönmekten sıkıldım. Aynı keder aynı dert. Sürekli atlattığımı zannediyorum ama her boşlukta onunla uyanmaya başlıyorum ve artık bu beni cidden rahatsız etmeye başladı. Tahminen yine Cipram’a başlıycam ve bir uzmanla görüşmeye başlıycam.

        Yaz öncesinden olaylar çok da farklı değil, yine okula gidiyorum, yine aklımda, aklımı meşgul eden yapmam gerekenler var ama sanki on ay öncesine yine dönmüş gibiyim, aynı sıkıntılı hal, yine “neden?“ diye sorgulamalar. Sıkıntı haline geldi resmen... Halolacak biliyorum, geçecek, bir an olsun bunu aklımdan çıkarmıyorum, zamanın ilaç olacağından eminim ama artık son radlerindeyim. İnsanlarla arama yine bir kabuk örmeye başladım, yavaş yavaş yumuşatıyorum derken...

        Merak ediyorum onu, özlüyorum. Şimdi nerde, ne yapıyor, bensiz ona kim destek oluyor, kim farklı bir bakış açısı sunmaya çalışıyor ona ve galiba en önemlisi mutlu mu gerçekten? benden ayrılması işe yaradı mı gerçekten?

        İşin garibi sadece onun için sormuyorum, hepsini bir de kendim için soruyorum, nerdeyim, ne yapıyorum, bana destek olabilen biri var mı etrafımda, mutlu muyum, işe yaradı mı onun benden ayrılması. Sadece birinin gerçekten cevabını biliyorum, evet benden ayrılması işe yaradı ama bu kadar uzun sürmesi tamamen bitmiş olması gerekmezdi galiba...

        Ve sürekli onun bana kazandırdıklarını düşünüyorum, sürekli farklı şeyler eklemeye çalışıyorum. Mesela son zamanlarda farkına vardığım birşey var; onu tanımaktan dolayı, hayatımda olması gereken, hayatımı paylaşacağım insanın nasıl bir insan olması gerektiğini biliyorum ve bu yüzden sevgilim olamıyor, çünkü artık çıtam en yüksek seviyede ve o seviyede birini bulmam kaç milyonda bir ihtimal acaba bilmiyorum...

3 yorum:

  1. Neyi çok merak ettim biliyomusun özgür acaba oda aynı şeyleri düşünüyomudur senin gibi veya geçmişi silip hayatına yeni bi sayfamı açmıştır...Bu arada bende hayatımı paylaşmak ıstediğim insanın nasıl olması gerektiğini bildiğim için bir kız arkadaşım yok çıta yüksek çünkü...ama birşey söyliyim mi sana o çıtanın üstünden çok rahat atlıcak bi insan çıkıcak karşına eninde yada sonunda belki bugün belki seneye belkide 2 saat sonra vakti bilinmez...Bunu nerden mi biliyorum benim blogdaki Sonu belli bir masaldı yaşanan yazımı oku o işte çıtanın üstünden rahatça atlayan bı ınsandı ama sadece çıtayı yükseltti gerisi gelmedi:(

    YanıtlaSil
  2. Bazen geçmiş ellerimin arasında ve sıkı sıkı tutuyormuşum gibi hissediyorum. İstesem bırakabilecekmişim gibi;buna cesaret edemiyorum. Çünkü bırakırsam sıkı sıkı tutunabileceğim başka birşey olmayacağını düşünmek korkutuyor.Ama bırakmam lazım çünkü ellerimi acıtmaya başladı artık, rahatlamak istiyorum. Benzer şeyler yaşıyoruz umarım gelecek bize güzel sürprizler hazırlamıştır.

    YanıtlaSil
  3. "Çıta" öyle bir kavram ki ne yükselir ne alçalır aslında. Kendimiz çıtalar yaratıyoruz ve sonra içine hapsoluyoruz. Ama bir gerçek var ki hep daha güzel şeyler olur. Hani birisine "ne kadar güzelsin" dersin de o da "o senin kendi güzelliğin" der ya, çok doğru bir söz. Çünkü kendi güzelliğindir karşında gördüğün. Biz yaratırız güzelliği ve besleriz. Sonra canımız ister onu öyle bir hale getiririz ki, kendisi de şaşırır. Çirkinleştiğini kendi de hisseder.

    YanıtlaSil

Gizli Özne

Sürekli dönüp dönüp onun yazdıklarını okuyorum. Facebook'ta onun resimlerine bakıp duruyorum, beraber yazışmalarımızı yeniden yeniden...