Kader değilmiş demek, ya da kısmetse olur lafı, bunlar bana göre değil, ben “elimden geleni yaptım” demek istiyorum, ama henüz yapmadım. Neden yadırgıyorsunuz anlamadım, olamaz mı? yani garip mi geliyor, sevgi sonuçta zorla mı seviyorum bilmiyorum ama varsa bişeyler itmek gerekmez mi duyguları, yaşlılıkta mı sadece bu geçerli yoksa şimdi mi başladı yalnızlık...
Kafam karışık dedim ya! düzgün bişey beklemeyin... Ama şükredin en azından kısssa kestim... ☺
Perşembe, Kasım 09, 2006
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Gizli Özne
Sürekli dönüp dönüp onun yazdıklarını okuyorum. Facebook'ta onun resimlerine bakıp duruyorum, beraber yazışmalarımızı yeniden yeniden...
-
Nedense canım sıkıldıkça yazıyorum ve sonuçta sizin de canınızı sıkacak bir şeyler yazmış oluyorum. Biraz kitap okuyayım dedim, kita...
-
Photographs by Bora & Özgür Ulutaş, but registered by Bora Ulutaş. Don't use... :)
-
Aslında aklımda pek bişey kalmadı İstanbul gezisinden, sadece bir iki isim ve sıkıntılı bir dönüş yolculuğu. Bir önceki yazı...
değil mi? kontrolü hiç bırakasın gelmiyor... her seferinde "şöyle yapsa(ydı)m nasıl olur"lar... yetmiyor dimi atılan adımlar.
YanıtlaSil(hiç yalnız olmadın, daima bir'i olacak yanında... kafanı çevirip yanına bakman yeterli -ilerideki boşluğa bakmaktansa-)
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
YanıtlaSilsonu her ne ise benim için bu şekle vardıktan sonra farketmiyor. Ben o kızın yerindeyim daha çok, iila ki bir aşk olsun arada diyenlerden değilim çünkü kolay aşık oluyorum, o kadar çok anlaşabildiğim bir kıza çirkin demek kendime saygımı yitirmemi sağlar. Sonuçta rahatsızlık duydum adamın yaptıklarından, evlenmek ne derece bilmiyorum, ama bu hikayeyi okurken o şekilde evlenmek tatlı geldi... hikayeyi okurken kendimi, erkek tarafına koydum başlangıçta ve karşıdaki kız tanıdıktı benim için ama işler böyle yürümüyor benim için, zaten yürüse bu anlatılan kısma kadar olan olaylar çok daha farklı olurdu, bunu düşünerek söylemiyorum, iç güdüsel şekilleniyo kafamda ve hep kararlarımı iç güdüsel vermişimdir böyle şeylerde, düşünmem yanlışı doğruyu, dile kolay 3-4 sene konuşabildiğim herşeyi paylaştığım bir insan...
YanıtlaSilHer neyse hikayeye bir son yazıyım. Oğlan, kızın ne kadar mutlu olduğunu görür ve kahrından kendini odasına kapatır ve bi daha da çıkmaz...
ne kadar güzel bi hikaye:):)ama işte aşkın tanımından kaynaklanıyo bütün sıkıntı. hikayedeki erkek, bir zamanlar aşkı tanımlamış beyninde.elde edilemeyen, tutku olan, ardından ağladığındır aşk diye.o yüzden heralde fark etmemiş aşkını.ve şimdi onu uzaktan gördüğünde, ona dokunamadığında, tutkuya dönüşmüş sonunda.arkasından ağlatır olmuş.kendi aşk tanımına uymuş yani. ama işte o zaman da kız gitmiş. belki de gitmemiştir:)belki sadece birşeyleri anlatmak istemiştir.işallah öyledir bu hikayenin sonu.çünkü çok hoş, çok tatlı bir hikaye.
YanıtlaSil