süper..tam anlamıyla süper bir oda... baş ucundaki -denizkızı olduğunu düşündüğüm- karakalem(?) ise tamamlayıcısı... "değişiklik"e gelince, odandaki her nesnenin yerini ezberlediğinde anda,(yani artık görmemeye başladığında) gereken bir olgu... ille yeni bir nesneye yer etmekte değil olay; var olanların yerlerini -yönlerini, renklerini..- değiştirerek, onları tekrar fark ettirmek beynine, duyularına.. belki bu bile yeter tazelenmeye...
Evet karakalem deniz kızı eskizi... O nereye gidersem benimle gidiyor ve hep yatağımın yakınlarında duruyor...
Odamdaki eşyalaraın yerleri sürekli değişiyor, sürekli yeni eşyalar geliyor ve yavaş yavaş eskileri gidiyor ama ben yerlerini değiştirdikten hemen sonra daha fazla ne yapabilirim, acaba daha nasıl güzel hale gelir diye düşünmeye başlıyorum yaktığım ilk sigarayla beraber. Hayatımla ne kadar bağdaşıyor bilmiyorum ama bazen artık yeter bir düzene girsin ve hayat boyunca bu şekilde kalsın diyorum ama çok fazla sürmüyor ve yine değiştiriyorum komple herşeyin yerini... Belki hayatımdan da sıkılma nedenim bu, hiçbirşeyin düzene girmediğini hissetmem yada o düzenin yetersiz olduğunu hissetmem sürekli...
ama odanın boyutlarını ve şeklini unutma! sınırlı bir alan ve sevdiğin/istediğin eşyalar... malesef çizilen bir sınır içerisinde istediklerini/yenilerini yerleştiremiyorsun eskileriyle beraber.'düzensizlik' hissi de bu yüzden belki.. belki de eskileri yavaş yavaş yerine tamamen rafa kaldırmak...? ya da; sınırın farkına vararak ve ona göre ya kabullenmek ya da aşmaya çalışmak...?
küçükken hep itfayeci olmak istemişimdir (külliyen yalan) Söylemiyim diyordum ama kendimi tutamıyorum ve söylüyorum: itfaiye aracının içi böyle olmaz, hatta genelde sadece şöför ve yolcu koltuğu haricinde bir yeri olmaz geri kalanlar dışarıda yolculuk ederler... İtfaiye'nin içindeki bir ofise benzetsen hadi neyse:D
süper..tam anlamıyla süper bir oda... baş ucundaki -denizkızı olduğunu düşündüğüm- karakalem(?) ise tamamlayıcısı...
YanıtlaSil"değişiklik"e gelince, odandaki her nesnenin yerini ezberlediğinde anda,(yani artık görmemeye başladığında) gereken bir olgu... ille yeni bir nesneye yer etmekte değil olay; var olanların yerlerini -yönlerini, renklerini..- değiştirerek, onları tekrar fark ettirmek beynine, duyularına.. belki bu bile yeter tazelenmeye...
Evet karakalem deniz kızı eskizi... O nereye gidersem benimle gidiyor ve hep yatağımın yakınlarında duruyor...
YanıtlaSilOdamdaki eşyalaraın yerleri sürekli değişiyor, sürekli yeni eşyalar geliyor ve yavaş yavaş eskileri gidiyor ama ben yerlerini değiştirdikten hemen sonra daha fazla ne yapabilirim, acaba daha nasıl güzel hale gelir diye düşünmeye başlıyorum yaktığım ilk sigarayla beraber. Hayatımla ne kadar bağdaşıyor bilmiyorum ama bazen artık yeter bir düzene girsin ve hayat boyunca bu şekilde kalsın diyorum ama çok fazla sürmüyor ve yine değiştiriyorum komple herşeyin yerini... Belki hayatımdan da sıkılma nedenim bu, hiçbirşeyin düzene girmediğini hissetmem yada o düzenin yetersiz olduğunu hissetmem sürekli...
hangi makinayla çektin bunları?
YanıtlaSilNikon D50
YanıtlaSilama odanın boyutlarını ve şeklini unutma! sınırlı bir alan ve sevdiğin/istediğin eşyalar... malesef çizilen bir sınır içerisinde istediklerini/yenilerini yerleştiremiyorsun eskileriyle beraber.'düzensizlik' hissi de bu yüzden belki.. belki de eskileri yavaş yavaş yerine tamamen rafa kaldırmak...? ya da;
YanıtlaSilsınırın farkına vararak ve ona göre ya kabullenmek ya da aşmaya çalışmak...?
güzel bir oda...İtfaiye aracına benzettim odanı:)
YanıtlaSilküçükken hep itfayeci olmak istemişimdir (külliyen yalan) Söylemiyim diyordum ama kendimi tutamıyorum ve söylüyorum: itfaiye aracının içi böyle olmaz, hatta genelde sadece şöför ve yolcu koltuğu haricinde bir yeri olmaz geri kalanlar dışarıda yolculuk ederler... İtfaiye'nin içindeki bir ofise benzetsen hadi neyse:D
YanıtlaSil